Bugün: Pazar, 21 Ekim 2018
greek english turkish
ΧΥΜΕΙΟ YASU SOHO

Nike’nin kanatlarında Semadirek

Nike’nin kanatlarında Semadirek

21-09-2018

Arkeoloji meraklıları, Batı Trakyalılar ve ucuz tatilin peşindeki Almanlar çıkarıyor ada nimetlerinin tadını. İstanbul'dan otobüse atladığınızda Dedeağaç üstünden toplam 7 saatte adadasınız.

37 kilometre uzaktaki bir adayı, bıkmadan kaç yıl seyredebilirsiniz? Sınırın ötesinde, farklı bir ülkenin sularındaysa, manzaraya kapılıp yolculuğa çıkar mıydınız?
Eğer Semadirek ise bu ada, heybetli görünümü Homeros'a bile ilham vermişse, soruları cevaplamak zor: Denizin ortasında geniş ağızlı bir yanardağ gibi yükselen, tepesinden buluttan şapkası neredeyse hiç eksilmeyen Semadirek'i, Gökçeada'dan seyretmeye doyum olmaz. Her mevsimde, hatta günün her saatinde, güneşin konumuna göre kılık değiştirir. Bulutlarla sarmalanır, sislerin ardına saklanır, kimi zaman elinizi uzatsanız tutacak kadar berraklaşır.

ADA ORTASINDA 35 METRELİK ŞELALE

Fonias deresi, adanın kuzey doğusunda, 1475 metrelik Louloudi Dağı'ndan denize akıyor. 10 kilometrelik dere aşırı yağmurda ölümcül olduğu için "katil" ismi verilmiş. Çevresi sık orman dokusuyla kaplı. Yatağında, kıyısında asırlık çınarlar bulunuyor. Sıcak bir haziran ikindisinde dere kıyısındaki patikadan şelalelere doğru tırmanmaya başladığında, kendimi Marmara Bölgesindeki Samanlı Dağları'nı çağrıştıran bir atmosferde buldum. Kristal berraklığında akan su yer yer gölcükler, küçük şelaleler oluşturuyor, çevremde kanatları morlu, mavili parlayan yusufçuklar uçuşuyordu. Yol boyunca omzuma, şapkama kondular korkmadan. Çorak Ege adalarından sonra, Semadirek'te tropikal orman zenginliğiyle karşılaşmak şaşırtıcıydı. Terma'dan Folia'ya otostop yaptığım adalı "ilk şelaleyi geçmemenizi, üçüncü şelaleyi görmek için kayalara tırmanmamanızı öneririm" demişti. Önerisine uydum. Birbirine bağlı iki küçük şelaleyi geçip, ünlü Klidossis'a geldim. Fakat, bir kayanın ardına saklanmış, görülmüyordu. Serinleme fırsatını kaçırmadım. Mayomu giydim, fotoğraf makineme su kılıfını taktım, kayaların arasındaki dibi görünmeyen gölete atladım. Rehber kitabıma bakılırsa yılan balıkları üremek için bu gölete geliyordu, endişeliydim. Neyse ki sorun çıkmadı. Suyun soğukluğundan biraz nefesim kesilse de gördüğüm manzara, bu maceraya değerdi. Artvin'deki Maral şelalesi kadar güzeldi 35 metreden dökülen Klidossis.

Ada, oteller, restoranlar, vapur ve ada içindeki otobüs tarifeleriyle ilgili ayrıntılı bilgiyi http://www.e-evros.gr/tr/ adresinden alabilirsiniz.

Daha foto burada